"Elektrik faturası çok yüksek gelir mi?" sorusunun cevabı büyük ölçüde sistemin nasıl kurulduğuna ve nasıl kullanıldığına bağlıdır. Aynı alana kurulmuş iki sistemden biri diğerinden çok daha fazla tüketebilir. Fark yaratan uygulamalar şunlar:
1. Yalnızca dolu safları ısıtın
Sabah ve öğle namazlarında cemaat çoğu zaman ilk birkaç safı doldurur. Sistem saflara bölünmüşse panodan yalnızca o saflar açılır. Cuma ve bayram namazlarında ise tamamı devreye alınır. Saf bazlı kontrol, tüketimi düşürmenin en etkili yoludur.
2. Termostatı vakitlere göre programlayın
Karbon film hızlı ısındığı için sistemin bütün gün açık kalmasına gerek yoktur. Termostat her vakitten kısa süre önce ısıtmaya başlayacak, cemaat dağılınca duracak şekilde programlanır. Termostat hedef sıcaklığa ulaşınca sistemi kendisi kapatır; sıcaklık düşünce tekrar açar.
3. Yalıtımdan tasarruf etmeyin
Zemin yalıtımı, faturayı belirleyen iki ana etkenden biridir. Yalıtım yetersizse ısının bir kısmı zemine ve bodruma gider. Alüminyum yüzeyli yalıtım keçesi ısıyı yukarıya, cemaate yönlendirir.
4. Hedef sıcaklığı makul tutun
Zeminin "sıcak" değil "ılık" hissettirmesi çoğu zaman yeterlidir. Hedef sıcaklığı gereğinden yüksek tutmak konforu pek artırmaz ama tüketimi artırır.
5. Uzaktan kontrolü kullanın
WiFi modülüyle cami görevlisi ya da dernek yöneticisi sistemi camide olmadan açıp kapatabilir. Unutulan açık bir sistem ya da programda olmayan bir cenaze namazı için camiye gitmek gerekmez.
6. Kapı ve pencerelere dikkat
Halı altı ısıtma zemini ısıtır; ancak açık kalan kapı ve pencerelerden giren soğuk hava konforu düşürür ve sistemin daha uzun çalışmasına neden olur. Kış aylarında kapıların kapalı tutulması ve rüzgârlık kullanılması fark yaratır.
Kendi camiiniz için tahmin
Keşifte caminizin alanına ve kullanımına göre tahmini tüketimi yazılı olarak veriyoruz. Kabaca bir fikir edinmek için hesaplama aracını deneyebilir, sistemin nasıl kontrol edildiğini sistem nasıl çalışır sayfasında inceleyebilirsiniz.
